Hipofizin vücutta yaptığı düzenlemelerden bir tanesi de vücudun büyümesidir.
İnsan vücudundaki büyüme işlemi iki farklı şekilde gerçekleşir. Bunlardan birincisi bazı hücrelerin hacimlerini artırmasıyla, diğeri ise bazı hücrelerin bölünerek çoğalmasıyla gerçekleşir. İşte bu iki işlemi de sağlayan ve yöneten büyüme hormonudur.
Hipofiz bezinden salgılanan büyüme hormonu bütün vücut hücrelerine etki eder. Her hücre hipofiz bezinden kendisine gelen mesajın anlamını bilir. Eğer büyümesi gerekiyorsa büyür, bölünerek çoğalması gerekiyorsa çoğalır.
Vücutta bulunan diğer hücreler -örneğin kas ve kemik hücreleri- gelişme dönemi boyunca bölünerek çoğalırlar. Bu hücrelere ne kadar bölünmeleri gerektiğini bildiren de yine büyüme hormonudur.
Büyüme hormonunun bütün vücut hücreleri üzerinde etkili olması da son derece büyük bir mucizedir. Eğer bazı hücreler büyüme hormonuna itaat ederken, bazı hücreler de bu hormona isyan etselerdi sonuç felaket olurdu. Örneğin kalp hücreleri büyüme hormonunun emrettiği şekilde büyürken, göğüs kafesi hücreleri çoğalmayı ve büyümeyi reddetselerdi ne olurdu? Elbette ki büyüyen kalp küçük kalan göğüs kafesi içinde sıkışır ve sonuç insan için ölüm olurdu.Ya da burun kemiği büyürken burun derisi büyümesini durdursaydı, burun kemiği burun derisini yırtarak dışarı çıkardı. Vücuttaki bütün kaslar, kemikler, deri ve organlar birbirleriyle uyumlu bir şekilde büyürler. Bu kusursuz uyum her hücrenin teker teker büyüme hormonuna itaat etmesi sonucunda sağlanır.
İnsanların sağlıklı büyümeleri, simetrik ve estetik bir vücuda sahip olmaları büyüme hormonu vesilesiyle olur.
Bu hormon, vücut hücrelerinin her birine teker teker komut vererek, ne kadar büyümeleri ve nerede durmaları gerektiğini emreder. Bir molekül ve vücut hücreleri arasındaki bu uyum Allah'ın gücünün delillerindendir.
Bu durumda şu soruyu sormamız gerekir;
Hipofiz bezi nasıl olur da hücrelerin bölünmesi veya büyümesi için gerekli olan formülü bilir? Bu son derece mucizevi bir olaydır. Çünkü nohut büyüklüğünde bir et parçası, vücutta bulunan bütün hücrelere hükmetmekte ve bu hücrelerin büyümelerini veya bölünmelerini sağlamaktadır.
İşte bu noktada Allah'ın yaratmasındaki kusursuzluk ve mükemmellik bir kez daha ortaya çıkar. Küçücük bir bölgede bulunan hücreler, trilyonlarca hücrenin bir düzen içinde bölünmelerini ve büyümelerini sağlamaktadırlar. Oysa bu hücrelerin insan bedenini dışardan görmelerine, bedenin ne kadar büyümesi ve hangi aşamaya geldiğinde durması gerektiğini bilmelerine imkan yoktur. Bu şuursuz hücreler, vücudun karanlıkları içinde, ne yaptıklarını dahi bilmeden büyüme hormonu üretmektedir. Üstelik tam üretimi durdurmaları gerektiği zaman da durmaktadırlar. Büyüme hormonu hakkında buraya kadar anlatılan bütün detaylar ve birbiri içine geçmiş bu hassas dengeler tek bir gerçeği göstermektedir: İnsanı tek bir seferde, kusursuz bir şekilde Allah yaratmıştır. Allah, Kendi yaratışındaki üstünlük için Kuran'da şöyle buyurmaktadır:
O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir. (Haşr Suresi, 24)



