Darwinizm'in bu telkininin ne kadar etkili olduğunu görmek için, toplumun değer yargılarını gözlemlemek yeterlidir. Günümüz toplumlarına baktığımızda, insanların çoğunun sadece dünyadaki yaşamlarını sürdürmek, iyi bir meslek edinmek, mal-mülk ve para kazanmak, eğlenmek ve böylece "yaşam mücadelesinde galip gelmek" için yaşadıklarını görürüz. Özellikle de gençlerin arasında lüks ev ve arabalara sahip olmak, sınırsız harcamalar yapmak en büyük idealler halini almıştır. Bu anlayış içindeki insanlar niçin var olduklarını sorgulamaz, Allah'ın varlığını hiç düşünmezler. Sanki hiç yaratılmamışlar gibi, sanki kendilerini yaratmış olan Allah'a karşı hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi yaşarlar. Bu insanların çoğunun belki evrim teorisinin iddialarından, Darwin'in fikirlerinden haberi bile yoktur. Ama hayata, belirli odakların empoze ettiği Darwinist bir mantıkla bakmaktadırlar.
İşte bunun nedeni, "gizli Darwinizm telkini"dir. Darwinizm, adı öyle ifade edilmese de, belirli çevrelerin telkinleri nedeniyle toplumun geneline hakim olan bir ahlak anlayışı durumuna gelmiştir.
Şimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü? Onu sizler mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz? (Vakıa Suresi, 63-64)
Bu ahlak anlayışı, insanlara bencil, menfaatperest, acımasız ve zalim olmayı öğütlemekte; şefkat, merhamet, fedakarlık, tevazu gibi meziyetleri ise yok etmekte, bunu da "hayatın kuralları"nın bir gereği gibi göstermektedir. Böyle zalim bir anlayışın tüm dünyaya yıkım getireceği aşikardır.
Bu sapkın ahlak anlayışının etkisi altına girmiş olanlar, Darwinizm'i bilimsel bir gerçek sanmakta, ona körü körüne inanmaktadırlar. Gerçek dini ise "halk kesimlerinin sahip olduğu geleneksel bir inanç" olarak görmektedirler. Nitekim Kuran'da inkarcılara "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, onların "eskilerin masalları" (Nahl Suresi, 24) diye cevap verdikleri bildirilmektedir.
Oysa gerçek din yani İslam, gelenekle hiçbir ilgisi olmayan, apaçık ve mutlak bir gerçektir. İnsanın, kendini yaratana Allah'a dönüp-yönelmesidir. Ama Darwinizm'le aldatılan ya da bu dinin etkisi altında olan kişiler bu gerçeği kavrayamayacak kadar şuursuzlaşmıştır. Bu batıl dinin ortadan kaldırılması, toplumun üzerindeki gaflet perdesinin aralanması için, Darwinizm'in ve materyalist felsefenin ilmi yöntemlerle yıkılması zorunludur. İşte iman hakikatlerinin önemi de bu noktada ortaya çıkar.