MEHMED ZAHİD KOTKU

Mehmed Zahid Kotku, 1897-1980 yılları arasında yaşamıştır. Yaşadığı süre zarfında hikmetli sözleri, dersleri ve Kurani hizmetiyle insanlara mürşid olmuştur. Kuran'ı kendine rehber edinerek, insanlara açıklamaya çalışmıştır. İnsanlara Allah'ın varlığının kesin delilleri olan iman hakikatlerini anlatmıştır. Eserlerindeki iman hakikati örnekleri ve iman hakikatlerinin önemi hakkındaki sözlerinden bazıları şöyledir:

Düşünen bir kavim için Hak Teala'nın varlığı ve birliği hakkında, yerlerin ve göklerin tefekküründe sayısız ibretler ve alametler vardır. Binaenaleyh, tekrar tekrar yerlere ve göklere bakmak ve onlardan ibret ve hisse almanın, Cenab-ı Hakk'a dönmeye vesile olacağında hiç şüphe yoktur. Mehmed Zahid Kotku, Tasavvufi Ahlak, Seha Neşriyat, İstanbul, 1991, 4. baskı, s. 229

Hakk'ın mahlukatlarını yerde, gökte, denizde, havada olanlarının cins ve miktarını bilebilir miyiz? Bunun miktarını ancak yaratanımız yüce Allah'tan başka kimse bilemez. Hele o mikrop diye bizleri çok korkutan ve gözle görülemeyecek kadar ufacık ve lakin insanların hatta hayvanların ve hatta meyvalarımızın canına okuyan ve bir türlü de hakkından gelemediğimiz yaratıklar, Allah-u Teala'nın varlık ve birliğini ispata yetmez mi? O ufacık mahluk, nasıl oluyor da koskocaman adamı bir anda yerlere serip, nihayet ölüme kadar sürüklüyor. Elbette düşünen insan için bunda çok ibret vardır. Mehmed Zahid Kotku, Tasavvufi Ahlak, Seha Neşriyat, İstanbul, 1991, 4. baskı, s. 229

Görüldüğü gibi İslam alimleri her devirde iman hakikatlerini, tebliğlerinde en ön planda kullanmışlardır. Eserlerindeki ifadelerinden de anlaşıldığı gibi İslam alimleri iman hakikatleri üzerinde ciddi ve derin tefekkür sahibidirler. Bu tefekkürlerini diğer insanlara da anlatarak, onları, Allah'ın varlığının delillerini kavramaya, Allah'ın sıfatları üzerinde düşünmeye çağırmışlardır.

Onların bu tefekkür yöntemi bize örnek olmalı ve modern çağın bize sunduğu tüm bilimsel ve teknolojik imkanları kullanarak iman hakikatlerini daha iyi öğrenmeli, araştırmalı ve yorumlamalıyız.